Başımızı masanın üstüne koyduk, uyur gibi… ellerimiz kenetlenmiş, karşılıklı otururken ne kadar sürdü bilmiyorum? Kimse konuşmadı. Oysa ay olmuştu görüşmeyeli. Küçük damlalar bir araya gelmiş, mesafeler soğutmuş, kaskatı olmuş, aramıza girmişti. Yüz yüze baksak beklide eritecektik buzulları, gururumuz korktu izin vermedi.
Elimden kaydı bir an eli… titreyen sesi bozdu ölüm sessizliğini
-
Ellerin ellerimi eskisi gibi sarmıyor
-
İncitirim diye korkuyorum
-
Sıcak da değil
-
Öyle mi? Oysa ellerin beni yakıyor, kendi
sıcaklığım sanıyorum
-
Saçlarımı eskisi gibi okşamıyorsun
-
Bir teline kıyamıyorum ki
-
Gözlerime bakmıyorsun artık
-
Çünkü öyle bakıyorsun ki bana, kaybolmaktan
korkuyorum
-
Sesini duymak artık çok daha zor
-
Konuşursam alacağım cevaplardan korkuyorum da ondan
-
Bizim şarkılarımız vardı, sahi nereye
kayboldular?
-
Canımı acıtır oldular
-
Beni koklamıyorsun artık
-
Kendime gelemiyorum çünkü artık kokunu duyamam
diye düşünür oldum
-
Sesin okşamıyor kulaklarımı
-
Belki de sana güzel gelmiyordur artık
-
Sabahları uyandırmıyorsun beni neden?
-
Uykuya daha çok ihtiyacımız var artık, rüyalarda
hep huzur var
-
Geçmişte yaşadıklarımızı anlatmaz oldun
-
Tükettik herhalde o kadar konuştuk ki
-
Bana seni seviyorum demiyorsun
-
O kadar çok seviyorum ki, söylemekten korkar
oldum. Her söylediğimde elin gibi yüreğin de uzaklaşıyor benden…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder