4 Temmuz 2011 Pazartesi

Srebrenisca’da Aslında Ne Oldu ?


Ey oğul annen çok yalnız, baban ve kardeşin de öldü …

Kente anlatılanın aksine yürüyerek girdiler. Önce siperdeki Bosna bayrağını alaycı bir şekilde, gülerek yere fırlattılar. Korumaların arasında hızla yürüyen tıknaz, gür sesli adam emirler yağdırmaya başladı : ‘‘Selmanagiç Reuf sokağı, kaldır o müslüman tabelasını hemen oradan’’ Tabi çevresinde asker bozması, saçı sakalına karışmış ayyaş bir çapulcu sürüsü vardı. ‘‘Size diyorum, çabuk sökün o tabelayı anlamıyor musunuz ? On kere söyletmeden yapın bir işi” dedi. Sonunda en ayık olanı tabelayı sökmeye çıkarken, O manzaralı bir yer buldu ve tarihi konuşmasını yaptı : ‘‘Bugün 11 Temmuz 1995 Sırp şehri Srebrenica'dayız. Büyük bir kutsal Sırp gününün öncesindeyiz. Bu şehri Sırp milletine armağan ediyoruz. Türklere karşı ayaklanmamızı hatırlayarak... Müslümanlardan rövanşı almanın zamanı geldi”

21 Haziran 2011 Salı

Bosna Annem, Srebrenisca Kardeşim ...

Senaryonun Başlangıcı… Dinmeyen Kin 1389 Kosova …

Osmanlı Padişahı I. Murat Prens Lazar komutasındaki Sırp kuvvetlerini 1389’da Kosova Meydan Muharebesinde yenmişti. Bu savaştan sonradır ki Türkler ve Müslüman nüfus bölgeye yerleşti. 500 yıllık Osmanlı Yönetiminde; çeşitli ırk ve dinlere mensup insanlar barış içinde kardeş gibi yaşadılar. Tito döneminde Kosova, Federal Yugoslavya’ya bağlı özerk bir cumhuriyetti. İnsanlar yine kardeşçe yaşıyordu. Kosova savaşının 600. yıl dönümü olan 1989’da onbinlerce Sırp faşistini aynı yerdeki bir açık hava mitinginde bir araya getiren Miloseviç, onlara şu ibretlik çağrıyı yapıyordu: "İslâm vebası ülkemize tam buradan yayıldı. Ve biz Sırp vatanseverleri onu yine aynı yerden başlayarak yurdumuzdan kazıyacağız."
Bosna İç Savaşı'nı işte bu sözler başlatmıştı.