28 Mayıs 2013 Salı

Sezon Bitti ...



Sezon bitti…

Beşiktaş için sezonun en mutlu olayı taraftarın son 10 senedir bu kulübü hiç olmadığı kadar sahiplenmesi oldu. Son 2 ayda Türkiye değil, dünya spor tarihinde görülmemiş olaylara şahit olduk. Stadı doldurmayı bırakın semte sığmıyoruz artık. Burada en önemli ayrıntı; takımın bir başarısı olmadan peşine takılan milyonlar! Sevinmek için sevmedik kalıbının ilk defa içi doldu. Bu hava korunursa yeni Şerefbey de şansı olan maç seyreder, belediye de semtte genişletme çalışmalarına başlar.

Bu rüzgar iyi değerlendirilmeli. Beşiktaş'ın büyüklüğünün kaynağı işte bu taraftarının duruşudur ! Aşkıdır ! Biz ne zaman kendini büyük sananlar gibi davranmaya başlarsak o zaman küçülürüz. Bu sezon istisnalar dışında futbolcu kardeşlerimiz de sahaya yüreklerini koydular, bunun en büyük sebebi işte bu karşılıksız sevginin yansımasıydı.

Kayseri deplasmanında, formalite maçında bile izdiham var. Rakip takım taraftarı, bizimkiler orada. Çünkü büyük değil EN BÜYÜK gelmişti…Beşiktaş gelmişti. Taraftar Bobo’yu çağırdı alkışladı. Bobo eşinin bizden talep ettiği paranın 1/3 üne Brezilya'da oynayacak kadar iyi Beşiktaşlı. Bizim taraftar da bu ayrıntılara bakmıyor, takmayınca takmıyor ...

Maçın özeti şu: Yarım pozisyonu olmayan Kayseri soldan geliyor, daha doğrusu gelebiliyor. Neden ? Çünkü Beşiktaş hücum da iken net faul ile topu Kayseri takımı kaptı. Neden? Çünkü hoca Erkan Kaş’ı aldı yerine genç yetenek Dentinho’yu koydu, orayı koridor yaptı. Kayserili futbolcu geliyor, geliyor, Gökhan Süzen yanında refakatçi, sonra orta yapıyor rahatça, Cenk seyrediyor, çıkıp alsa pozisyon bitecek ama en arkaya ortalanan top ağlarımızda.

Sonra bir korner, öncesi iki net faul var. Neyse zaten hakemden adalet beklemek bir Beşiktaşlı için ironi... Korner atılıyor Cenk yine seyirci, Bobo süper bir koşu ile golü atıyor, maçta bitiyor.

Son maçında Beşiktaş iyi oynadı, şansızdı. Forvetler rakip kale önünde paslaşacağına şut çekselerdi farklı olurdu. Samet Hocanın gider ayak demeci ''6 pasta 2 kere ver kaç yapmaya çalışan futbolcular'' ben de buna takıldım. bunu futbolculara biri sormalı. Böyle bir olay olmuşsa hakikaten büyük sıkıntı.

Başkan veya hoca değişebilir ama her şeye temiz başlamak lazım, sormak lazım neden yaptın çocuğum diye? Birilerine…

Hocaya, seyirciye küs ama Beşiktaş’a küsülmez

Bu arada kale hep boş. Cenk'i bir Anadolu takımına gönderip 15 sene kadar pişmesini beklesek bize faydalı olacağı kanaatindeyim. Sonra Almeida neden oynatıldı anlamadım ? Adam toptan korkuyor, Muhammed'i ilk 11'e koy eyvallah, Dentinho ne işe yaradı ? Hocam Allah yolunu açık etsin. Sinan, Hasan nerede? Madem maç formalite, genç yetenekler nerede .?. Diye yazmıştım ki ertesi gün Samet Aybaba macerası sonlandırıldı ve beklenildiği gibi Önder Özer Futbol Genel Direktörü oldu. Gidiş ve gelişlere hayırlı olsun diyorum. Hem kişiler hem Beşiktaş için.

Önder Hocayı tanımıyorum ama gerek Avrupa'da gerek Türkiye'de kötü diyeni duymadım. Zaten olması gereken de buydu. Futbol artık ego tatmin edilmeyecek kadar büyük bir Pazar, ekonomi . Burada tek sıkıntı yarın yine hevesli yöneticilerin bu işi amatörlüğe sürüklemesi

Özetle Beşiktaş olarak karamsar ve kötü bir sezona başladık, bir ara umutlansak da hüzün ile bitirdik. Çoğunluğun aksine futboldan çok basketbol takımı beni üzdü, yaraladı. Geçen sene bizi zaferlere alıştıran takım bu sene yüzümüz hiç güldürmedi. Ben bu kadar basit hatalar yapabilen sporcu topluluğunu bu yaşıma kadar bir arada görmemiştim, göreceğimi de sanmıyorum.

Diğer yandan hentbolcularımız da playoff final ilk maçında Ankara’da mağlup oldu. Bu maçı alan rakibin kalecisi, veren de bizim kalecimiz oldu. Ama evimizde bu akşam galip gelerek seriyi eşitledik. Eminim ki en çok alkış ve övgüyü hakeden Müfit Hoca ve öğrencileri üst üste 5. şampiyonluklarına ulaşarak bizi yeniden gururlandıracaklar.

Kötü bitirdiğimiz sezona veda ederken yeni sezona umut ve stadımız Şerefbey’in parıltısı ile bakıyoruz.

Bu pırıltıyı kaybetmemek için sorunlarımızın üstüne gitmeli, gerekli özeleştirileri çekinmeden yapmalıyız.

Bizim en büyük sorunumuz nedir maddiyat ? Sakatlık ? Sportif başarısızlıklar ? Evet hepsi büyük sorunlar ama hepsini topla şu camia içindeki dedikodu illeti kadar Beşiktaş'a zarar vermemiştir. İlk önce bunu yapanlara taviz vermemeliyiz, sonra birlik olmalıyız, kenetlenmeliyiz.

Bugün her önüne gelen bu kulübe sallayabiliyorsa, Beşiktaş yazarı denilen zat-ı muhteremler kulübün altını kazıyor, kendi medyan stadını dile doluyor, arkeolojiye merak sarıp, sarayın ahırından hazine çıkartıyor ise, rakiplerinin kapısından giremezken senin mahremine dalabiliyorlarsa, Salih yıldız, Oğuzhan meteor ise? Senin yönetimin, hocan, futbolcun paçavra diğerlerinin tescilli ahlaksızları kral ise şapkayı koyup düşünme zamanı gelmiş hatta çoktan geçmiştir...

Yazımı bitirirken son parantez de, sevgili dostuma Mesut Urgancılar’a …

Kendim için sevindim. Dostumun ailesine, işine ve benim gibi arkadaşlarına ayıracak zamanı var. Artık mesaj yerine telefon ile konuşacağız. Müsait misin kelimesini sık kullanmayacağız. Onun için sevindim büyük bir özveri ile çalışıyor, sağlığından, hayatından, ailesine ayıracağı zamandan büyük fedakarlıklar yapıyordu. Ama Beşiktaş için üzüldüm… 110 yıllık çınarın en değerli, en faydalı değerlerinden Mesut Urgancılar her ne kadar büyük işler başardı ise de çok az bir zaman diliminde bu kulüp kendisinden faydalanabildi

Yüreğine, aklına, emeğine sağlık dostum…

Bu bir ayrılık ama asla VEDA değil

Saygılarımla


Tanrıverdi, İlker
20 05.2013, Vienna

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Beşiktaş’ın büyüklüğü tartışılamaz ancak ve ancak kıskanılır, ayakta alkışlanır…




Beşiktaş’ın büyüklüğü tartışılamaz ancak ve ancak kıskanılır, ayakta alkışlanır…

Uğur Meleke, Okay Karacan, Hikmet Karaman, Yılmaz Vural ve diğerleri Beşiktaş'ın büyüklüğünü tartışmaya başladılar.

Konuşandan çok konuşturanlara bakmak lazım ama bu zamanlama asla tesadüf değil. Amaç 2004'te başlatılan operasyonu tamamlayabilmek.

Ama şunu unuttular sene 2013... Beşiktaş’ın Başkanı Fikret Orman, muhalefette Demirören’de yok.

Öte yandan daha dün "kümede kal" diye tempo tutulan, Kayseri'de otele borcu var diye kalacak yeri devlet yardımı ile bulabilen Galatasaray'ın bugün bu methiyelere nail olması da tesadüf değildir.

Devlet eli ile yapılan stad Galatasaray'a kaynak yaratmış, iyi transferler ve iyi hoca takıma başarıyı getirmiştir.

Bu başarıda Fenerbahçe'nin yaşadığı çalkantılı şike süreci, Beşiktaş'ın içinde bulunduğu mali kriz ve Avrupa'da inanılmaz şanslı kuralar sonucu kaydedilen aşamalar etkili olmuştur.

Oysa madalyonun öteki yüzünde Galatasaray Türkiye'nin en borçlu Kulübü. Şampiyonluğun ertesi günü borsada hisseleri düşüşe geçiyor ve ertelettiği borçların büyük kısmının vadesi faizleri ile beraber 2014 e çok ağır bir yük getiriyor.

Yine bu Galatasaray SPK'da yaptığı usulsüz işlemler dolayısı ile mahkemelik üstelik sermaye artırımı talebi kabul edilmemiş durumda. Şimdi bize ne Galatasaray'dan diyebilirsiniz? Aslında konumuz tam olarak bu! O kötü şartlarda büyüklüğü tartışılmayan, şimdi sadece başarılarından dem vurulan bir takım varken neden Beşiktaş'ın büyüklüğü tartışılıyor? Bunu hiç düşündünüz mü?

Beşiktaş'ta mali sıkıntılar bitti mi? Hayır! Ama mali terbiye var, tasarruf tedbirleri uygulanıyor. Taraftar kulübü ile barışmış elinden geleni yapıyor. Giderler azalırken gelirler son 10 senenin en iyisi. Sermaye artırımından gelen tutar kulübü rahatlattı, hiçbir sporcusuna ve çalışanına borcu kalmadığı gibi geçmişi 7-8 seneye dayanan davaların tamamına yakını sonuçlandırılmış durumda ki bir yıl aradan sonra Beşiktaş'ımız Avrupa Lisansını da aldı.

Bunların yanı sıra başta Fulya olmak üzere gelir kapıları ile ilgili davalar sonuçlandırılmış ve yeniden gelir getirecek aşamaya gelmiş durumda.

Ama asıl sebep bunlar da değil.

İstanbul gibi bir şehrin en değerli arazisinde Avrupa'nın en modern futbol mabedi yükselecek.

Şeref Bey'in hayatını verdiği mücadelesi, Süleyman Seba'nın canı, Beşiktaş'ı yapılacak mabedi ile yepyeni bir döneme girecek. Daha dün telefona çıkmayan dev şirketler reklam verme sırasına girmiş. Öyle bir mabed ki 365 gün Beşiktaş'a bereket yağdıracak.

Herkesin malumu içeriden dışarıdan yıllarca sabote edilen projeyi bu yönetim hayata geçirdi.

İşte Galatasaray'ı maddi kazanımlara, kümede kalmaktan şampiyonluklara taşıyan devletin stadı örneğini görenlerin uykularını Beşiktaş'ın yapacağı  KENDİ STADI ŞEREFBEY kaçırmaktadır.

Bugün bu kadar sönük bir sezonda Gençlerbirliği maçına muazzam talep oluyorsa , Kartal Yuvaları satış rekor kırıyorsa, taraftar iyiyi kötüyü ayırt etmeyi öğrendi, genel kurul üyesi oyunun namusu olduğu bilincinde ise yarın yeni mabed ile Beşiktaş ve diğerleri olmayacağına kim garanti verebilir? İşte bütün mesele bu ! Ama korkunun ecele faydası yok, bu satılmış topluluğa, bu kokuşmuş sisteme inat güzel günler, güneşli günler göreceğiz.

Sonuç olarak Beşiktaş’ın büyüklüğü tartışılamaz ancak ve ancak kıskanılır, ayakta alkışlanır…

Yakın zamanda eşi benzeri görülmemiş bir maddi destek ile İstanbulspor’u Beşiktaş’ın yerine geçirmeye çalışanlar oldu. Ama şanlı tarihini, kalplerde kök salmış sevgileri alamadılar.

Dün olduğu gibi bugün de bunu yapamayacaklar yeter ki Beşiktaşlılar en büyük aşklarını hiçbir zaman yalnız bırakmasınlar. Başkan, yönetici kim olursa olsun kulüplerinin arkasında dursunlar, bu son 8 senede olduğu gibi Beşiktaş’ı üzmesinler…

Remzin kartallar gibi manileri yen aş layıktır bu vasıflar sana ey şanlı Beşiktaş…

Saygılarımla

Tanrıverdi, İlker
 06.05.2013, Ankara