16 Temmuz 2013 Salı

Eylem Yok, Şüphe Var ...

Anadolu Beşiktaşlılar Derneği İletişim Komitesi ile 16.07. 2013 tarihinde yaptığımız telefon röportajı 


UEFA Tahkim Kurulu'nun itirazımızı red etmesi tüm camianın moralini bozdu. Konu ile ilgili ne diyeceksiniz? 

Daha öncede defalarca söylediğim ve yazdığım gibi Beşiktaş'ı kenar süsü yapmışlardır. Türkiye'de olayın başlangıcında onlarca idda ortaya atıldı. Sonra o meşhur dokuz sayfalık tapelerimizi okuduk hiçbir şey bulamadık, işin ehli insanlara danıştık onlar da birşey bulamadı.
Doğruyu söylemek gerekirse benim Türkiye'deki süreçten ümidim yoktu ama yanlış iş UEFA'dan döner diye düşünmüştüm. Ne yazık ki UEFA da elini taşın altına sokmadı, adalet dağıtma işine girmedi. Türkiye'de ki tamamlanmamış yargı kararlarını dikkate alırken TFF kararlarını tanımadı.

UEFA'nın bu tutumunu neye bağlıyorsunuz ?

Sabah Aziz Yıldırım'ın dağıttığı belgeleri dehşet ile okudum. Öncelikle Türkiye'den kasıtlı yanlış yönlendirme ve eksik bilgi aktarımları var. Bu belgeleri isteyen Fenerbahçe kulübünden alabilir. Daha da önemlisi  UEFA sorumluluk almak istemedi; Şimdi UEFA Tahkim Kurulu gerekçeli kararına bakarsak "Beşiktaş JK, bu suç ilişkisi içinde olmasa da ‘kuvvetli ilişki’ şüphesi nedeniyle gerekçelendirilmiştir; İlaveten, kulübün addedilen olaylardan çıkar sağladığı kesin değildir ancak kulübün sorumluluğu barizdir." demişler. 
Buradan anlaşılan şudur ki : Beşiktaş'ın işlediği bir suç yok ama biz işimizi şansa bırakmayalım, tedbirli olalım. Zaten ortada ceza yok tedbir var diye bir yöneticimiz açıklama yaptı. Bu tedbir UEFA'nın kendini sıyırma olgusudur, işin kolayına gittiler, olan bize oldu.
Diğer taraftan Romen takımının şike yaptığı görüntüler ile sabit iken ceza almıyor, biz ortada birşey yok iken ceza alıyorsak burada devlet ve TFF Beşiktaş'ı yalnız bırakmıştır dersek haksızlık etmiş olmayız. 

CAS mahkemesinden ümidiniz var mı? 

Avrupa'da anket yapılsa en güven vermeyen kurumların başında UEFA gelir. Dünyanın en önemli turnuvası şampiyonlar liginde ihtiyacın kadar gol atabiliyorsunuz ama Fransız takımı olursanız; UEFA araştırmaya bile gerek duymuyor. Sonra çıkıyorlar "sıfır tolerans" diyorlar.  
Benim CAS sürecinden de hiç ümidim yok.Zaten gerekçeli karara nasıl bir gerekçe uydurduklarını gördük. Bundan sonra ne yapabiliriz ona bakmalıyız. Maddi kayıplar öyle ya da böyle atlatılır ama manevi yaraların kapanması zor olacaktır. Demirören döneminin  yarattığı diğer tramvalar atlatılamamıştı, şimdi de bu olay bizi iyice sıkıntıya sokacaktır.


İlker Tanrıverdi
16.07.2013 Digne


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder